EKMEK ARASI
Yayın yönetmenim şair Bülent Parlak’tan işittiğime göre ilk baskı bitmek üzereymiş. Gönülden teşekkür ediyorum.

Yayın yönetmenim şair Bülent Parlak’tan işittiğime göre ilk baskı bitmek üzereymiş. Gönülden teşekkür ediyorum.

Şiir, fotoğrafı mıdır ömrün?

Şiir, fotoğrafı mıdır ömrün?

Kendisi kıymetli bir dostumdan düğün hediyesi idi. Diğer yaşıtları ve büyükleriyle evin dedelerinden oldu. Ne hoş bir incelik.

Kendisi kıymetli bir dostumdan düğün hediyesi idi. Diğer yaşıtları ve büyükleriyle evin dedelerinden oldu. Ne hoş bir incelik.

Sevgili kardeşim Doğukan İşler'in ilk kitabı, “Öykü Yapım Çalışmaları" çıktı. Edirnekapı metrobüs durağında dün gece 01:00 civarı imza kuyruğu vardı. O kadar diyeyim. Eşraf akbilleri bıraktı, öyküye koştu.

Sevgili kardeşim Doğukan İşler'in ilk kitabı, “Öykü Yapım Çalışmaları" çıktı. Edirnekapı metrobüs durağında dün gece 01:00 civarı imza kuyruğu vardı. O kadar diyeyim. Eşraf akbilleri bıraktı, öyküye koştu.

- Çocuklarınıza akülü araç alın ki ileride otomobil sahibi olmayı kendine kıymet bilsin, kendini benzine ve borçlanmaya mecbur hissetsin. - Unutulan bir şey daha; çocuklara sevgiyi ve dostluğu yaşatan şey oyuncakları değil. Kovayla sevgi mi öğrenilir? Onu yaşatan kalbi, dili. - Bir çocuğa öğretilmesi gereken ilk şey onun bir kalbi olduğu ve kalbin sadece atmakla mükellef değil, hisseden bir şey olduğunu anlatmak.

- Çocuklarınıza akülü araç alın ki ileride otomobil sahibi olmayı kendine kıymet bilsin, kendini benzine ve borçlanmaya mecbur hissetsin.

- Unutulan bir şey daha; çocuklara sevgiyi ve dostluğu yaşatan şey oyuncakları değil. Kovayla sevgi mi öğrenilir? Onu yaşatan kalbi, dili.

- Bir çocuğa öğretilmesi gereken ilk şey onun bir kalbi olduğu ve kalbin sadece atmakla mükellef değil, hisseden bir şey olduğunu anlatmak.

Ruhuna Kitap: Konuşarak değil, dinleyerek anlaşılır ›

"Sohbet ise, dinlemeyle olur. Sohbetin dinlenebilmesi için, az konuşmak lâzımdır. Bu da tasavvufun bir diğer tavsiyesidir: “Az yemek, az uyumak, az konuşmak” prensibinin geçerli olduğu tasavvuf terbiyesinde hüner, söylemek değil dinlemektir. Doyduktan sonra yenilen yemek, tembellik uykusuyla geçirilen zaman, lüzumsuz ve boş konuşma tarzında söylenen sözler “israf haramdır” kâidesince yasaklanmıştır. Dinlemeyenler öğrenemezler, öğrenemeyenler bilemezler, bilemeyenler ise “olamazlar.

Âdemoğluna atasına uymak edebini göstererek şeytan gibi gururlanmak değil, Âdem gibi kabahati kendinde bilmek yakışır. Ve bütün bu edebler insan ile hayvan arasındaki farkı belirler. Yemek, içmek, barınmak, üremek gibi hâller hayvanda da vardır, insanda da. Bunların dışında ve üstündeki davranışlar, insanı insan eder. Tabiîdir ki; bu söz ancak Âdemoğullarınadır. Kendilerine Âdemoğulluğunu değil, maymun oğulluğunu yakıştıranlara ve öyle zannedenlere bir sözümüz yok.Ömer Tuğrul İnançerDinle Neyden, sf. 154

Âdemoğluna atasına uymak edebini göstererek şeytan gibi gururlanmak değil, Âdem gibi kabahati kendinde bilmek yakışır. Ve bütün bu edebler insan ile hayvan arasındaki farkı belirler. Yemek, içmek, barınmak, üremek gibi hâller hayvanda da vardır, insanda da. Bunların dışında ve üstündeki davranışlar, insanı insan eder. Tabiîdir ki; bu söz ancak Âdemoğullarınadır. Kendilerine Âdemoğulluğunu değil, maymun oğulluğunu yakıştıranlara ve öyle zannedenlere bir sözümüz yok.

Ömer Tuğrul İnançer
Dinle Neyden, sf. 154

Gece ve dua

Allah birbirine hayır duası eden kullarından olmayı nasip etsin.
Bu gecenin hakkını vermek için varsa yoksa dua. İlle dua, illa dua.

#kandil  #gece  #dua  #insan  
Aralarından Namuslusunu Fark Et, Türk'ü Öyle Tanırsın ›

"Bu günün dünyası kıvırıp, kalça sallayıp, göbek attıkça en güzel pozisyona erdiğini zannedenlerin beylik tasladığı bir dünyadır. Onlar “bir günün beyliği beylik” derler, “carpediem” derler, “uzun vadede hepimiz ölmüş olacağız” derler. Haksıza sağlanan güç güçsüzlüğün haksızlık şeklinde algılanmasına sebep olur. Kural başarılı dolandırıcıların koydukları kuraldır. Bu günün dünyası denilen şey haksızlıkların tamamına bir kulp takanların dünyasıdır. Bu günün dünyası namusu listesinden çıkarmıştır.

Satırdan değil, sadırdan okumak ›

"Şunu unutuyor insanoğlu: Allah, tornadan çıkma, hepsi birbirinin aynı olan kullar istemiyor. Böyle bir isteği yok Allah’ın. Onun için ‘İkra’ kitâbek!’ diyor. Herkes kendi kitabını okuyacak…”