EKMEK ARASI

Sevgili Kaan Murat Yanık'a, Edebiyat Kokusu adlı programında misafir olmuştum. Eliot, Eloğlu, Kırılınca Klarnet ve siyaset konuştuk. Bizi ayrıştıran şeylerin değil, bizi birleştiren şeylerin peşinde olmamız gerektiğini de sık sık vurguladık.

Aşkar’ın 31. sayısı Ece Ayhan dizeleriyle, taarruznâme ve mesuliyet meselesi sayfalarıyla yine yalın kılıç geliyor.

Bu sayıda “Üç Kere Dokuz Almanlar Domuz” adlı bir şiirim ve “Karacaoğlan’a laik, Yunus Emre’ye hümanist diyenlere: Bizde gâvura gâvur derler!” başlıklı bir denemem mevcut.

Aşkar’ın 31. sayısı Ece Ayhan dizeleriyle, taarruznâme ve mesuliyet meselesi sayfalarıyla yine yalın kılıç geliyor.

Bu sayıda “Üç Kere Dokuz Almanlar Domuz” adlı bir şiirim ve “Karacaoğlan’a laik, Yunus Emre’ye hümanist diyenlere: Bizde gâvura gâvur derler!” başlıklı bir denemem mevcut.

Edebiyat Kokusu'nda misafirdim ›

Çarşamba akşamı sevgili Kaan Murat Yanık’a konuk olmuştum. Siyaset, edebiyat, müzik, İstanbul ve şiir konuştuk. Bizi ayıran değil birleştiren şeylerin peşine düşmemiz gerektiğini ısrarla söyledik durduk.

Satılık iPad mini ve Diana F+ fotoğraf makinesi

Bütün gün ev düzenledikten sonra 2 şeyi elden çıkarmaya karar verdik.

1 - iPad mini Wi-Fi 16 GB Beyaz + Logitech Klavye (650 TL) http://store.apple.com/tr/buy-ipad/ipad-mini/

2 - Lomography Diana F+ Instant Fotoğraf Makinesi (300 TL)
http://shop.lomography.com/tr/diana-instant-camera

İhtiyacı olup almak isteyen olursa benimle iletişime geçebilir.
Mail adresim: yagizgonuler@gmail.com

Dökün dökün buzlu suları. Farkındalık kavramıyla yediniz milleti. Reklamınız ayrı, reklamcı zihniyetiniz ayrı batsın.

Dökün dökün buzlu suları. Farkındalık kavramıyla yediniz milleti. Reklamınız ayrı, reklamcı zihniyetiniz ayrı batsın.

Ruhuna Kitap: Hayatının neresindesin? ›

Artık üç notanın birbirini sürekli tekrar etmesine müzik diyoruz, kişisel gelişim kitapları okuyup şahsımızı yerli yerine oturtacağımızı zannediyoruz, akşam ne yiyeceğimizden sabah ne giyeceğimize kadar beynimizi gelip geçmekte olan hayatın boş meseleleriyle dolduruyoruz. Sabah susmuyor, akşam konuşmuyoruz. Aşk ve ölümü yalnızca özel günlerde, olağanüstü gelişmelerde, flaş haberlerde yahut sarsıcı olaylarda hatırlıyoruz. Arabalarımızın jantları, evlerimizin dış cephe kaplamaları, ayakkabılarımızın tabanları ve akıllı telefonumuzun güncellemeleri her şeyden daha önemli. Dikkat edilirse görülecektir, kendimizden başka her şeye değer veriyoruz. Değeri kendimizden uzaklaştırdıkça hayat bizim için paha biçilmez oluyor. Yoksa yaşamak mı denmeli? Peki buna yaşamak denir mi?

Yağız Gönüler
twitter.com/YagizGonuler

Ölümü pahasına olsa bile haram yemiyorsa, o insanı yenemezsiniz.İsmet Özel

Ölümü pahasına olsa bile haram yemiyorsa, o insanı yenemezsiniz.

İsmet Özel

Tüm bunları paylaşsak da hiçbir şey değişmiyor. Ağlak romantizmle değişeceği de yok. İsrail oynuyor, dünya seyrediyor. Biz de seyrediyoruz. Böyle sürecek. Ne diyordu şair: “Biz bağıracağız, birileri hiç duymayacak. Hep aynı hikaye.”

Tüm bunları paylaşsak da hiçbir şey değişmiyor. Ağlak romantizmle değişeceği de yok. İsrail oynuyor, dünya seyrediyor. Biz de seyrediyoruz. Böyle sürecek. Ne diyordu şair: “Biz bağıracağız, birileri hiç duymayacak. Hep aynı hikaye.”

Yayın yönetmenim şair Bülent Parlak’tan işittiğime göre ilk baskı bitmek üzereymiş. Gönülden teşekkür ediyorum.

Yayın yönetmenim şair Bülent Parlak’tan işittiğime göre ilk baskı bitmek üzereymiş. Gönülden teşekkür ediyorum.

Şiir, fotoğrafı mıdır ömrün?

Şiir, fotoğrafı mıdır ömrün?