EKMEK ARASI
Ruhuna Kitap: Hayatının neresindesin? ›

Artık üç notanın birbirini sürekli tekrar etmesine müzik diyoruz, kişisel gelişim kitapları okuyup şahsımızı yerli yerine oturtacağımızı zannediyoruz, akşam ne yiyeceğimizden sabah ne giyeceğimize kadar beynimizi gelip geçmekte olan hayatın boş meseleleriyle dolduruyoruz. Sabah susmuyor, akşam konuşmuyoruz. Aşk ve ölümü yalnızca özel günlerde, olağanüstü gelişmelerde, flaş haberlerde yahut sarsıcı olaylarda hatırlıyoruz. Arabalarımızın jantları, evlerimizin dış cephe kaplamaları, ayakkabılarımızın tabanları ve akıllı telefonumuzun güncellemeleri her şeyden daha önemli. Dikkat edilirse görülecektir, kendimizden başka her şeye değer veriyoruz. Değeri kendimizden uzaklaştırdıkça hayat bizim için paha biçilmez oluyor. Yoksa yaşamak mı denmeli? Peki buna yaşamak denir mi?

Yağız Gönüler
twitter.com/YagizGonuler

Ölümü pahasına olsa bile haram yemiyorsa, o insanı yenemezsiniz.İsmet Özel

Ölümü pahasına olsa bile haram yemiyorsa, o insanı yenemezsiniz.

İsmet Özel

Tüm bunları paylaşsak da hiçbir şey değişmiyor. Ağlak romantizmle değişeceği de yok. İsrail oynuyor, dünya seyrediyor. Biz de seyrediyoruz. Böyle sürecek. Ne diyordu şair: “Biz bağıracağız, birileri hiç duymayacak. Hep aynı hikaye.”

Tüm bunları paylaşsak da hiçbir şey değişmiyor. Ağlak romantizmle değişeceği de yok. İsrail oynuyor, dünya seyrediyor. Biz de seyrediyoruz. Böyle sürecek. Ne diyordu şair: “Biz bağıracağız, birileri hiç duymayacak. Hep aynı hikaye.”

Yayın yönetmenim şair Bülent Parlak’tan işittiğime göre ilk baskı bitmek üzereymiş. Gönülden teşekkür ediyorum.

Yayın yönetmenim şair Bülent Parlak’tan işittiğime göre ilk baskı bitmek üzereymiş. Gönülden teşekkür ediyorum.

Şiir, fotoğrafı mıdır ömrün?

Şiir, fotoğrafı mıdır ömrün?

Kendisi kıymetli bir dostumdan düğün hediyesi idi. Diğer yaşıtları ve büyükleriyle evin dedelerinden oldu. Ne hoş bir incelik.

Kendisi kıymetli bir dostumdan düğün hediyesi idi. Diğer yaşıtları ve büyükleriyle evin dedelerinden oldu. Ne hoş bir incelik.

Sevgili kardeşim Doğukan İşler'in ilk kitabı, “Öykü Yapım Çalışmaları" çıktı. Edirnekapı metrobüs durağında dün gece 01:00 civarı imza kuyruğu vardı. O kadar diyeyim. Eşraf akbilleri bıraktı, öyküye koştu.

Sevgili kardeşim Doğukan İşler'in ilk kitabı, “Öykü Yapım Çalışmaları" çıktı. Edirnekapı metrobüs durağında dün gece 01:00 civarı imza kuyruğu vardı. O kadar diyeyim. Eşraf akbilleri bıraktı, öyküye koştu.

- Çocuklarınıza akülü araç alın ki ileride otomobil sahibi olmayı kendine kıymet bilsin, kendini benzine ve borçlanmaya mecbur hissetsin. - Unutulan bir şey daha; çocuklara sevgiyi ve dostluğu yaşatan şey oyuncakları değil. Kovayla sevgi mi öğrenilir? Onu yaşatan kalbi, dili. - Bir çocuğa öğretilmesi gereken ilk şey onun bir kalbi olduğu ve kalbin sadece atmakla mükellef değil, hisseden bir şey olduğunu anlatmak.

- Çocuklarınıza akülü araç alın ki ileride otomobil sahibi olmayı kendine kıymet bilsin, kendini benzine ve borçlanmaya mecbur hissetsin.

- Unutulan bir şey daha; çocuklara sevgiyi ve dostluğu yaşatan şey oyuncakları değil. Kovayla sevgi mi öğrenilir? Onu yaşatan kalbi, dili.

- Bir çocuğa öğretilmesi gereken ilk şey onun bir kalbi olduğu ve kalbin sadece atmakla mükellef değil, hisseden bir şey olduğunu anlatmak.

Ruhuna Kitap: Konuşarak değil, dinleyerek anlaşılır ›

"Sohbet ise, dinlemeyle olur. Sohbetin dinlenebilmesi için, az konuşmak lâzımdır. Bu da tasavvufun bir diğer tavsiyesidir: “Az yemek, az uyumak, az konuşmak” prensibinin geçerli olduğu tasavvuf terbiyesinde hüner, söylemek değil dinlemektir. Doyduktan sonra yenilen yemek, tembellik uykusuyla geçirilen zaman, lüzumsuz ve boş konuşma tarzında söylenen sözler “israf haramdır” kâidesince yasaklanmıştır. Dinlemeyenler öğrenemezler, öğrenemeyenler bilemezler, bilemeyenler ise “olamazlar.

Âdemoğluna atasına uymak edebini göstererek şeytan gibi gururlanmak değil, Âdem gibi kabahati kendinde bilmek yakışır. Ve bütün bu edebler insan ile hayvan arasındaki farkı belirler. Yemek, içmek, barınmak, üremek gibi hâller hayvanda da vardır, insanda da. Bunların dışında ve üstündeki davranışlar, insanı insan eder. Tabiîdir ki; bu söz ancak Âdemoğullarınadır. Kendilerine Âdemoğulluğunu değil, maymun oğulluğunu yakıştıranlara ve öyle zannedenlere bir sözümüz yok.Ömer Tuğrul İnançerDinle Neyden, sf. 154

Âdemoğluna atasına uymak edebini göstererek şeytan gibi gururlanmak değil, Âdem gibi kabahati kendinde bilmek yakışır. Ve bütün bu edebler insan ile hayvan arasındaki farkı belirler. Yemek, içmek, barınmak, üremek gibi hâller hayvanda da vardır, insanda da. Bunların dışında ve üstündeki davranışlar, insanı insan eder. Tabiîdir ki; bu söz ancak Âdemoğullarınadır. Kendilerine Âdemoğulluğunu değil, maymun oğulluğunu yakıştıranlara ve öyle zannedenlere bir sözümüz yok.

Ömer Tuğrul İnançer
Dinle Neyden, sf. 154